Facebook'ta takip et.Twitter'da takip et. Abone Ol!
Murat Kurdal
BAYBURT’UN MERA VE ÇAYIRLARI
23.04.2019


Bayburt Merkez Tuzcuzade Mahallesi’nin mera ve çayırları hakkında, ilgililere yazılar göndermiş ve yasalar gereği toplumun bu ortak mallarına sahip çıkılmasını arz etmiştim.

4342/4 sayılı yasa “…Mera, çayır, yaylak ve kışlaklar özel mülkiyete geçirile-mez, amacı dışında kullanılamaz, zaman aşımı uygulanamaz, sınırları daraltılamaz…”

T.C. Anayasasının 45. Maddesi “Devlet tarım arazileri ile çayır ve meraların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemede yükümlüdür.”

An itibariyle gereği yapılmadığı gibi, geri dönüşte olmadı. Kampüsün burnunun dibin-deki mera betonlaşmak üzeredir. Bu yüzden konuyu tekraren yazıyorum.

Tapuda Sayfa 1270, pafta 67, ada 585, 9 ve 10 no ile kayıtlı olan arazinin, ilk kadastro TAHRİR kayıtları incelendiğinde; bu arazinin tek parça MERA olduğu görülecektir.

Böyle olduğuna delil olabilecek belgeler:

1-Toprak tahlil raporu.

2-İlk kadastro tutanağındaki, zeminin cins bilgisi.

3-Meranın tarih boyunca ilk defa özel mülk oluşu,       

4-Çevreleyen tarlaların tapu kayıtlarındaki sınır bilgileri.

5-Merayı özel mülk edinenlerin, kadastroya belge ve tanık ibraz etmedikleri,

6-Meranın 93 harbi Kars muhaciri olan bir aileye, belge alınmadan teslim edildiği,   

7-66 yaşında olan kendimin de bu merada nizasız bir şekilde sığır gütmüş olmam,  

8-Resmi bilirkişi ve bölge çiftçisi olan, Sayın Ramis Yağmur’un görüşünün sorulmayışı,

9-Eski tapu tahrir kaydına göre, alanın cinsi otlak iken, kadastro buraya nasıl hissedar yazmıştır.

ve diğer çiftçilerden Asef oğlu Ersan Narmanlı, Hüsnü Oğlu Ömer Yağmur, halen bölgeyi iyi bilen yaşlıların tamamı tanıklık yapacaktır. Sözünü ettiğim Meranın kadastrosu yapıldığı zaman, Korpahar ve civarı henüz mesken alanı olmamış, kırsal alandı. İmara açılmamıştı. İşte bu yüzden Belediye adına değil, “Hazine” adına tescil edilmeliydi.   

1960 lı yıllardan sonra arazide çiftçilik yapanların çoğunluğu göçerek gurbete gitti. Böylece mahalledeki mera ve çayırlar sahipsiz kaldı. Mera ve çayırları koruma görevi olan ve mera komisyon üyesi de olan muhtar da duyarsız kalınca, bunlar aşağıya yazıldığı gibi bölündü, parçalandı ve ÖZEL/TÜZEL kişilerin eline geçti.    

1.nci parçası 25.04.1980 tarihli kadastro tespiti ile Cilt 13, Sayfa 1269, Pafta 67, Ada 585, Parsel 9, 45894 m² olarak Recep DAĞISTANLI ve Necati DAĞISTANLI adlarına,

2.nci parçası 10.09.1982 tarihli yargı kararıyla Cilt 13, Sayfa 1270, Pafta 67, Ada 585, Parsel 10, 5597 m² nin 9 / 72 hissesi Recep DAĞISTANLI, 9 / 72 hissesi Necati DAĞISTANLI ve 54 / 72 hissesi ise Bayburt Belediyesi tüzel kişiliği adlarına,

Kadimden günümüze bırakılan meranın önce; yüzeydeki otlağı kazındı. Sonra çev-resine can katan tarihi KORPAHAR adlı kır çeşmesi yıkıldı ve yerine Hayaloğlu adlı beton bir çeşme yapıldı. Kısa bir süre sonra meranın suyu tamamen kurudu. Ardından ağaçlarıda kuruyup kesildi ve (3.R) nolu resimde görüldüğü hale getirildi.     

Meranın doğu sınırında olan (4.R) tarla sahiplerinin, “Malın tırnak ve otlak hakkı” bilerek, yüzlerce yıldan bugüne kıyıdaş oldukları meradan kırpmadıkları, tarlalarındaki eğriliği gidermedikleri görülmezken, karasal iklimin hüküm sürdüğü, itici güçlerin çevrelediği bu “yoksulluk çanağı” nın kırsal alanlarındaki ekilip/biçilemeyen tarlaların, imara açılmasını yadırgamak çok düşündürücü. Çay, tütün, şeker pancarı ve fındık gibi endüstriyel ürünlerin yetişmediği tarlalara imar istemek normaldir. Tam da bu noktada, 1999 öncesi Hastanenin çevresinde onlarca tarla bulunduğu hatırlanmalıdır. Aynı durumun kampüs çevresinde de yaşanacağı aşikardır.

 Yıllar önce, mera hakkında rektörlüğe yazmıştım. Bir adım sonrasında betonlaşacak olan meranın Cumhuriyet öncesi zamanlarda da günümüzde de mera olduğu görmezden gelinmekte. Meranın dışında kalan bölgelerin imara açılmasını konuşmaktansa, daha fazla geç kalınmadan, sabah koşusuna çıkan, (1.R) nolu resimdeki kır çeşmesinden içeceği su ile serinleyip, yeşillikler arasında uçuşan kelebeklere bakarken, söğüt dalları arasından ge-len kuş sesleri ile soluklanacak öğrenciler adına merayla ilgilenilmelidir.                                                               

ÇIRPIKLARIN ÇAYIR

Kampüs çevresinde yok edilen çayırlardan, en acı hikâyeli olanı budur. Çünkü bu çayır, Mahallenin güney/batı sınırını da belirlerdi. Çayırın talan edilişi, bir bakıma Mahalle- sınırın da yok olmasıydı. Durumun farkında bile olmayan eski muhtarın, 31 MART 2019 ta-rihine kadar, en fazla süre ile Mahalleye muhtarlık yaptığı ise başka bir muamma.

Çayırın hikayesi şöyle:                

Önce konumunu yazayım. Üniversitenin Şair Zihni Kampüsü’nün güney kesiminde olan Kızıldağ’ın arka kıyısı boyunca uzardı. Diğer bir ifade ile, Gökpınar (Aruzga) Köyü’nün altından başlar, Demirözü Yolu’na kadar uzanırdı. Üst baştan çayıra giren su, alt başa kadar çayır yüzeyinde “S” harfi gibi kıvrıla kıvrıla akardı. Bölgedeki çiftçilere ve tüm hayvanlara hayat sunulan, bir değerin adıydı Çırpıkların Çayır.

 1970 ve öncesi yıllarda, mahallemize ait olan tarım arazileri, korukçularca gözetilirdi. Takip eden yıllarda ise, bu arazilerde tarım ve hayvancılık iyice azaldı. Böylece çayırlar da adeta sahipsiz ve korumasız kaldı. Önce bu çayırın suyu, üst baştan çayırın dışına çıkarılarak Danişmend Göleti’ne götürüldü. Ardından kuruyan çayır, sınırındaki tarlalara katıldı.

NOT: (Çayırın suyu alt başından çalınmış olsaydı eğer, bu güzellik kurumaz, mahallenin sınırı da değişmezdi. Ancak o halde su, gölete ulaşır mıydı? Bilinmez Alıp kaçma olduğundan, böyle bir bir hesap yapılamazdı. + Aynı dağın Nuhundere mevkiinde tapuda 590 Ada, 63 Parsel, 25537 m² ve 590 Ada, 64 Parsel, 47320 m² ebatlı olan tarlaların, güney hudutları, yukarda sözü edilen çayırın varlığına işaret eder. Bu kayıtlar, sözü edilen alandaki çayırın yok edildiğine delildir.)

SONUÇ OLARAK

Rektörlük, yanına alacağı bilirkişi (Ramis Yağmur) ve muhtarla birlikte, konuyu ilin MERAKOMİSYONU’na götürmeli, özel ve tüzel kişilerin elinden geri alıp, tekrar eski durumuna getirtmeliler. 21.04.2019

Arz ederim.                    

 

BU KONUYU BEN NEDEN YAZIYORUM ?

A- Meranın doğu cephesinde boydan- boya uzanan tarlanın hissedarıyım.

B- TEMA Vakfı’ nın 9207 nolu üyesiyim.

                    


Bu yazı 805 kez okundu.

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

HAVA DURUMU

ANKARA

SON YORUMLAR

Bayburt Rehberi © 2018 | İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz

Bayburt Rehberi